parallax background

Kömür Üretimleri

Dünya Kömür Üretimi


Üretim değerleri tüvenan değil satılabilir miktarlar üzerinden hesaplanmaktadır. Türkiye verileri de aynı kıstaslar dahilinde değerlendirilmektedir. Tablo 3’te de görüleceği üzere; dünya taşkömürü üretimi 2013 yılında 6 milyar 276 milyon ton, aynı yıl kahverengi kömür üretimi 1,5 milyar ton olmuştur. Toplam kömür üretimi 1971 yılında 3 milyar ton iken, 2013 yılında toplam 7 milyar 823 milyon tona ulaştığı görülmektedir. 2013’te sadece Çin’in tek başına 3,5 milyar ton ürettiği düşünülürse, kömür üretim artışının geldiği seviye anlaşılabilecektir. 2013 yılında Çin tek başına toplam dünya üretiminin %45’ini, dünya taşkömürü üretiminin %57’sini üretmiştir (3,5 milyar ton) (Tablo 3). Çin’in taş kömürü üretiminde kendisini takip eden Hindistan (%9) ile arasında 3 milyar ton fark vardır. Taşkömürü sıralamasında da üçüncü olan ABD’nin üretimi Çin’in üretiminin sadece %12’si (Dünyanın %6’sı) kadardır. Avustralya ise 373 milyon ton (%5,9) ile dördüncü sırayı almaktadır. Türkiye taşkömürü üretimi ise, 2,8 milyon ton ile son sıradadır. Türkiye’nin 14,5 milyar ton rezervi ile kıyaslandığında, Çin, Türkiye toplam rezervleri kadar miktarı yaklaşık 4 yılda ürettiği söylenebilir. Kahverengi kömür üretim tablosunda Çin yoktur (linyitleri taşkömürü içinde vermektedir.). Onun yerini toplam 1 milyar 547 milyon tonluk üretimin 472 milyon tonunu üreten ABD almaktadır. 2013 yılında ABD, dünya kahverengi kömür üretiminin %31’ini yapmıştır. ABD’yi 219 milyon ton ile Endonezya (%14) ve 183 milyon ton (%11,8) ile Almanya takip etmektedir. Türkiye, kahverengi kömür üretiminde dünya sıralamasında Almanya’dan sonraki Avustralya ve Rusya Federasyonundan sonra (63,3 milyon ton) altıncı sırada yer almaktadır.

Türkiye Kömür Üretimi


Türkiye kömür üretimleri, 293’ü açık (25 kamu), 176’sı yeraltı (6 kamu) işletmesi olmak üzere toplam 469 sahada yapılmaktadır. Bunların 31 adedi kamuya ait olarak işletilmektedir. Türkiye’de kömür üretimi ağırlıklı olarak kamu olmak üzere, kamu ve özel sektör tarafından yapılmaktadır. 2002 yılında 54 milyon ton olan toplam kömür üretimi, 2009 yılında 90,9 milyon ton olmuş, 2013 de ise 66 milyon 911 bin ton, 2014 de 77 milyon ton mertebesine erişmiştir. Türkiye taşkömürü üretimi, Zonguldak ilinde kamu kurumu olan TTK tarafından yapılmakta olup, tüvenan kömür üretimi 2013 yılında 2 milyon 789 bin ton, 2014 yılında 2,68 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Bu değer 1974 yılında 4,57 milyon ton, 2011 de 2,62 milyon ton satılabilir kömürdü (Tablo 4). Üretimin bir kısmını özel sektöre rödovans yolu ile işletmeye vermiştir. Kahverengi kömür (linyit+asfaltit) ise kamu kurumları TKİ (elektrik üretimi ve ısınma) ve EÜAŞ (elektrik üretimi) ve irili ufaklı bir çok şahıs ve tüzel kişilik tarafından yapılmaktadır. Türkiye’nin toplam linyit üretimleri (kamu dahil) 2012 yılında 78 milyon ton, 2013 yılında 63,3 milyon ton, 2014 yılında 74,34 milyon ton olmuştur. 2008 yılında bu rakam, 84,3 milyon ton idi. Özel sektör üretimi 2014 de 38 milyon 148 bin tondur. Üretilen kömürlerin elektrik üretimi amaçlı olarak özel sektöre ihale edilmesi yoluna gidilmektedir. Bu hem kendi adına üretim hem de özelleştirme olarak verilmektedir. EÜAŞ’ın kendi işlettiği santrallar da vardır. Bu bilgiler detaylı olarak raporun ileriki bölümlerinde işlenmiştir.

Kömür Tüketimleri

Dünya Kömür Tüketimi


Dünya toplam kömür tüketimi, 2013 yılında 7 milyar 875 milyon ton olmuş, bunun 6 milyar 368 milyon tonu taşkömürü olarak, 1,5 milyar tonu ise kahverengi kömür olarak tüketilmiştir. Çin yine üretimde olduğu gibi, tek başına taşkömürü tüketiminin %61’ini tüketmiştir. Sıralamada en yakınındaki ülke, toplamda 843 milyon ton (toplamın %10,7) ile ABD ve toplamda 791 milyon ton (toplamın %10) ile Hindistan’dır. Diğer ülkelerle ara oldukça açıktır. Türkiye’nin dünya tüketimi içindeki payı ise, 2013 yılında toplamda 84 milyon ton ile % 1, taşkömüründe 28 milyon ton ile %0,4, kahverengi kömürde 56 milyon ton ile %3,7’dir.

Türkiye Kömür Tüketimi


Türkiye taş kömürü tüketimi 2013 yılında 28,18 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu değer, 2012 yılında 31,46 milyon ton idi. 2001 yılında ülkemizde 11 milyon ton taşkömürü tüketilirken, 2007 yılında 26 milyon tona ulaşılmıştır. 2013 yılı tüketimi ise, 28,2 milyon tondur. Kullanım alanları toplamın %41,8’i elektrik üretimi, %20,1’i konut ve hizmetler, %19,8’i kok fabrikaları, %9,8’i çimento, %3,4’ü demir-çelik sektörlerindedir (2013) (Tablo 4). Kahverengi kömür (linyit+asfaltit) ise 2009 yılında 75,65 milyon ton tüketilirken, 2013 yılında 56 milyon tona düşmüştür. Bu değer, 2004 yılında 45,5 milyon ton idi. 2013 yılı verileri ile en çok %85,4 ile elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Kalan kısım alan ısıtmasında kullanılır.

Kömür Ticareti

Türkiye’de Elektrik Üretimi ve Kömür


Türkiye’nin elektrik enerjisi üretimi, 2014 yılında 250.435 GWh olup, bunun %48’i olan 120.437 GWh’i doğal gazdan elde edilmiştir. İkinci sırada kaynağı kömür olan üretim vardır. 2014 yılındaki toplam 74.040 GWh olan kömür kaynaklı elektrik üretimi, toplamın %29,6’sını teşkil eder. Bunun içinde ithal kömürün, kömür kaynaklı elektrik üretimi içindeki payı %46,7, toplamdaki oranı %13,8’dir. Yerli kömürün kömür toplam kömür içindeki payı, %53,3, toplamdaki payı ise %15,8’dir. Elektrik üretiminde üçüncü sırayı, 40.396 GWh (%16,1) ile yenilenebilir enerji sınıfında değerlendirilen hidrolik kaynaklar almaktadır. Buna rüzgar, jeotermal ve diğer yenilenebilir kaynaklar ilave edildiğinde, yenilenebilir enerjinin toplam elektrik içindeki payının %20,9’u bulduğu görülmektedir.

Enerjide Dışa Bağımlılık


Elektrik enerjisi üretiminde kömürün payı, 1970’de %33 iken, 1980’lerde %24’e kadar düşmüş, 1986 yılında %49’a çıkmıştır. 2014 yılında ise tabloda görüldüğü üzere, %29,6 olmuştur. Ancak toplam kömür rakamları yanında yerli kömür oranına bakıldığında, ithal kömürün yani dışa bağımlılığın doğal gaz yanında ikinci unsuru teşkil ettiği görülmektedir. 1986 yılındaki %49’luk oranın tamamı yerli kömürden oluşurken, 2014 yılında bu oran maalesef %15,8’e düşmüştür. 1980’lerde doğal gazlı santralların devreye girmesi, kömüre büyük darbe vurmuş ve oranları gittikçe düşürmüştür. Doğal gaz ile ithal kömürün elektrik enerjisi içindeki toplam payının %61,9 olması, enerjide dışa bağımlılık, arz güvenliği, dış ticaret açığı gibi nedenler çok acil tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir.
Türkiye’nin Sera Gazı Emisyonları Türkiye’de 1994 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), 2004’de taraf olmuş ve sera gazı envanterlerini 2006 yılından itibaren yayınlamaya başlamıştır. Sözleşmeye göre emisyonu belirlenen sera gazları şunlardır: Karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazotmonoksit (N2O), Hidroflorokarbonlar (HFCs), perflorokarbonlar (PFCs) ve kükürthekzaflorür (SF6). Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı 2013 yılı envanterine göre, Türkiye toplam dünya sera gazı emisyonlarının %1’inden azını üretmektedir. Bu oran, Türkiye’nin nüfusu ve ekonomik büyüklüğü ile orantılıdır. 2012 yılı için sera gazı içindeki sektörel dağılıma baktığımızda, enerjinin %70,2, endüstrinin %14,4, atıkların %8,2, tarımsal aktivitelerin %7,3 olduğunu görmekteyiz. 1990 yılı ve 2012 yıllarında, enerjinin toplam sera gazı emisyonundaki oranı (%70) her iki yıl için de aynıdır. Tabloda sera gazı emisyonlarının 1990 yılı ile 2012 yılı değerleri verilmektedir. Toplam sera gazı emisyonundaki 12 yılın artış oranı %133,5 olmuştur. Buna göre, sera gazı olarak ölçülen 6 gazdan, karbondioksit, metan ve diazotmonoksitin önemli olup, diğerleri ihmal edilebilir düzeydedir. 12 yıl içindeki artış oranlarına baktığımızda, en çok ihmal edilebilir düzeyde görülen üç gaz olduğu, bunlardaki artışın %1100 olduğu görülüyor. Ancak toplamdaki oranları 2012 yılı için %1,4 olduğu için dikkate alınmamaktadır. Önemli ilk üç gaza baktığımızda, metan (%81) ve diazotmonoksitin (%21) %100’ün altında olduğu, karbondioksitin %152,5 ile dikkati çektiğini görürüz. Bütün bu değerler, sera gazı artışının sebeplerini karbondioksite, yaygın kullanımı ile karbon emisyonlarına bağlamaktadır.

Dünya ve Türkiye’nin Karbon Gazı Emisyonu


Enerji kaynaklı karbon emisyonu ve kömür kaynaklı karbon emisyonu olarak iki kısımda incelenmektedir (Uluslararası Enerji Ajansı). 2012 yılında dünya karbon emisyonu toplam olarak 31.734 milyon ton, kömür kaynaklı karbon emisyonu 13.924 ton olmuştur. Tabloda verildiği üzere, Çin her iki emisyonda da başı çekmektedir. Enerji kaynaklı da 8.206 milyon ton (%25,86) kömür kaynaklıda 6.764 milyon ton (%48,58) karbon salınımına sahiptir. Çin’i her iki salınımda da 5.074 (%18) ve 1.613 (%11,58) milyon tonlarla ABD takip eder. Türkiye bu sıralamada enerjiden kaynaklı salınımda 302 milyon ton ile 19’uncu, kömür kaynaklı salınımda 139 milyon tonla 15’inci sıradadır.
Bu iki ülkenin toplam salınımları enerjide %44, kömürde %60’dır. Yani dünyanın karbon salınımının yarısını bu iki ülke yapmaktadır. Bu ülkeleri takip eden aynı sıralama ile Rusya, Japonya ve Almanya vardır. Aslında dünya karbon salınımı bu beş ülke tarafından yapılmaktadır. Türkiye’nin dünya enerji kaynaklı karbon salınımında toplamın %0,95’inden, kömür kaynaklı karbon salınımından toplamın %0,99’undan sorumludur. Ülke içinde kömür kaynaklı salınım, enerji salınımının %46’sını teşkil etmektedir. Konumuz kömür olduğuna göre, kömür kaynaklı karbon salınımı değerlendirildiğinde ülkemizin abartıldığı kadar sorumlu olmadığı, yeni kurulacak santralların da yeni ve temiz teknoloji ile kurulacağı düşünüldüğünde dünya karbon salınımı içindeki yerinin pek değişmeyeceği anlaşılmaktadır.

Kömür Kaynaklı Termik Santrallar

Teşvikler