İstanbul Hakkında

İstanbul, dünyanın iki kıta üzerine inşa edilmiş tek kentidir. Kentin kaderini belirleyen unsurlar stratejik konumu ve büyüleyici doğal güzelliği olmuştur. Güçlü imparatorlukların hep gıpta ile baktığı bir yer olmuş, önce Bizans ardından Osmanlı İmparatorluklarına başkent olmuştur.

İstanbul, güneydeki Marmara Denizi ile kuzeydeki Karadeniz’i birbirine bağlayan Boğaz’ın iki kıyısı boyunca uzanır. On iki milyon civarındaki nüfusu ile Türkiye’nin en büyük şehridir.

İstanbul aynı zamanda Türkiye ekonomisinin kalbidir. En büyük şirket ve bankalar, başlıca ulusal gazeteler, televizyon kanalları ve reklam ajansları, merkezlerini İstanbul’da kurmuştur.

Bunların yanı sıra İstanbul; zengin opera ve bale geleneği, Türkçe ve yabancı dilde oyunlar sergileyen tiyatroları, konserleri, sanat sergileri, festivalleri, müzayedeleri, konferansları ve elbette benzersiz müzeleri ile sanatın ve kültürün de başkentidir. Ayrıca ülkenin en iyi ve en büyük üniversiteleri bu şehirdedir. İstanbul, 1500 yıl boyunca imparatorluk başkenti olarak görev yaptığından oldukça özgün bir kişilik kazanmıştır. Şehrin her köşesinde Roma, Bizans ve Osmanlı sarayları, camileri, kiliseleri, manastırları, anıtları, duvarları ve harabeleri karşınıza çıkar. Lâkin İstanbul yalnızca geçmişte yaşayan bir şehir değildir. Canlı, çağdaş ve yüzünü geleceğe dönmüş bir metropoldür. Çarşılar ve ultramodern süpermarketler ile alışveriş merkezleri, sokak satıcıları ve borsa simsarları, eski ve yıkıntı hâlindeki binalar ile gökdelenler, at arabaları ile şatafatlı limuzinler birbiriyle iç içe varlıklarını sürdürmekte ve bu karışım da kente çok boyutlu bir doku ve tat kazandırmaktadır. İstanbul bu yönüyle ince ince dokunmuş, doğu ve batı kültürlerinin harmanlandığı bir halıyı andırır.

AYASOFYA MÜZESİ

Ayasofya ziyadesiyle özgün bir mimariye sahiptir. Patrik bazilikası olarak inşa edilen yapı, sonradan bir cami ve şimdi ise müze hâline gelmiştir. Yaklaşık bin yıl boyunca dünyanın en büyük kapalı alanı olarak bilinen Ayasofya, boyutu, mimarisi, mozaikleri ve resimleri ile her daim bir cazibe merkezi olmuştur.

TOPKAPI SARAYI

Saray devlet organizasyonları ve hanedan eğlencelerinin düzenlendiği yerdi. Günümüzde başlıca turistik mekânlardan biri hâline gelmiş, Hz. Muhammed’in hırkası ve kılıcı gibi İslam dünyasının en kutsal hazinelerini saklayan bir müzedir. UNESCO Dünya Miras Listesine “Osmanlı dönemi saray topluluklarının en iyi örneği” olarak girmiştir.

YEREBATAN SARNICI

Sarnıç M.S. 542 yılında Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından Hipodrom’un diğer tarafına, Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılaması için yaptırılmıştır. Bugün bir müze ve sergi salonu olarak kullanılmakta, bazen konser ve şiir dinletilerine ev sahipliği yapmaktadır.

AYA İRİNİ

Aya İrini, İstanbul’da yapılan ilk kilise olma unvanına sahiptir. Hristiyanlık öncesinden kalan bir mâbedin kalıntıları üstüne inşa edilmiştir. Bugün ise Topkapı Sarayı’nın dış avlusunda bulunan bir konser salonudur. Pazartesi günleri hariç her gün müze olarak ziyarete açık olan Aya İrini’ye girmek için özel izin almak gerekmektedir.

SULTAN AHMET CAMİİ

Yurt dışında daha çok Mavi Camii (Blue Mosque) olarak tanınan bu yapı, iç duvarlarını süsleyen mavi çinilerden ötürü bu ismi almıştır. Sultan I. Ahmet döneminde, 1609 ilâ 1616 yıllarında inşa edilmiştir. Diğer birçok cami gibi içerisinde kurucusunun mezarı, medrese ve imarethane bulunur. Sultan Ahmet Camii, İstanbul’un en popüler turizm duraklarından biri hâline gelmiştir.

KAPALIÇARŞI

On beşinci yüzyılda yapılan bu devasa çarşı, yüksek kubbelerin altında uzanan koridorları ile İstanbul’un tarihi mekânlarının tam kalbinde bulunur. Bin bir gece masallarına konu olan çarşı bu çarşıdır. Dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından olup; 58’in üzerinde üstü kapalı sokağı, günde 250.000 ile 400.000 arasında ziyaretçiyi ağırlayan 1200’ü aşkın dükkânı içerisinde barındırır.

İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZESİ

Müzenin bulunduğu alan aslında Topkapı Sarayı’nın dış bahçelerine aittir. Osmanlı İmparatorluğu’nda bulunan kültürel varlıkların korunmasını buyuran ferman yürürlüğe girdikten sonra ülkenin farklı yerlerinden birçok vali keşfedilen kalıntıları başkente göndermeye başlamıştır. Bu şekilde müze çok geniş bir koleksiyona sahip olmuştur. Yüzüncü yılını kutladığı 1991 yılında müzeye Avrupa Konseyi Müze Ödülü takdim edilmiştir.

TÜRK VE İSLAM ESERLERİ MÜZESİ

Bu müze dünyadaki Türk ve İslam sanat eserlerini barındıran en önemli koleksiyonlardandır. Sergilenen belirli bazı parçalar arasında cenaze kemerleri, değerli taşarla süslenmiş şamdanlar gibi mücevher süslü ürünler, incilerle bezenmiş rahleler, oyma desenli fincanlar, hanedan armaları, Sultan Yıldırım Beyazıt’a ve II. Selim’e ait kıyafetler, Kafkas halıları ve ince oymalı kapılar sayılabilir.

ÇIRAĞAN SARAYI

Saray Sultan Abdülaziz tarafından 1863 – 1867 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu dönem her Osmanlı Sultanının kendinden öncekilerin saraylarını kullanmak yerine kendi saraylarını yaptırdıkları bir zamandı. Bugünlerde İstanbul’un en ünlü sosyal etkinlikleri için kullanılmaktadır.

DOLMABAHÇE SARAYI

Osmanlı’nın XIX. yüzyıldaki imparatorluk sarayı olarak görev yapmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hayatının son dönemlerinde burada yaşamıştır. Bu 45.000 m2 büyüklüğündeki saray yaklaşık beş milyon Osmanlı altın lirasına mâl olmuştur. Tam 35 ton altına tekabül eden bu meblağın 14 tonu sadece dekorasyona harcanmıştır.

İSTİKLAL

İstanbul’un merkezindeki İstiklal Caddesi günün 24 saati canlılığını korur. Gündüzleri burada binlerce insanla karşılaşabilir, alışveriş yapabilir ya da sadece dolaşabilirsiniz. Gün geceye döndüğünde ise yine cadde üzerinde yürüyen, yol boyunca serilmiş restoranlara ve eğlence mekânlarına giren binlerce insana rastlayabilirsiniz. İstanbul’daki günlük hayatın nasıl olduğunu görmek isteyenlerin İstiklâl Caddesi’ne uğraması elzemdir.

ORTAKÖY MEYDANI

Her Pazar sanatçılar bir sokak sergisinde eserlerini sergilemek üzere toplanırlar. İnsanların çeşitliliği canlı bir ambiyans oluşturur. Sokaktaki satıcılardan alacağınız lezzetli lokmalardan tatmaya bakın. Ortaköy’de yüzlerce yıldır yan yana varlıklarını sürdürmekte olan cami, kilise ve sinagog Türklerin hoşgörüsünün bir emaresidir.

RUMELİ HİSARI

Rumeli Hisarı, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, Boğaz’ın Avrupa yakasındaki bir tepede bulunan bir kaledir. Osmanlı Sultanı II. Mehmet tarafından, 1451 ve 1452 yılları arasında, İstanbul’u fethinden önce inşa edilmiştir. Hem müze, hem de yaz aylarında çeşitli konser ve festivallerde açık hava tiyatrosu olarak kullanılmaktadır.

YILDIZ PARKI

Yıldız Parkı; Osmanlı zamanından itibaren dünyanın her bölgesinden toplanan çiçekler, bitkiler ve ağaçlarla oluşturulmuş oldukça büyük bir parkı içinde bulunduran çok güzel bir bahçe kompleksidir. Parkın bulunduğu alan eşsiz bir Boğaz panoraması sunar. Çadır ve Malta adındaki iki küçük şirin köşk, dinlemek için kullanılmaktadır.

İSTANBUL MODERN SANAT MÜZESİ

Müze, birden fazla yüzü bulunan İstanbul kentine süreli ve süresiz sergi salonlarıyla, fotoğraf galerileriyle, kütüphanesiyle, sinema merkeziyle, kafeteryası ve tasarım mağazasıyla geniş bir yelpazede hizmet vermektedir. Aynı zamanda müze eğitici ve sosyal videolar sunmaktadır.

PİERRE LOTİ KAHVEHANESİ

Eyüp tepesi üzerinde bulunan Pierre Loti Kahvehanesi doğal güzellikleri, dini tesisleri, harika Haliç manzarası ile önemli bir yerleşim bölgesidir. Sessiz ve sakin atmosferi Pierre Loti Kahvehanesi’ni İstanbul’un cazibe merkezlerinden biri hâline getirmiştir. Osmanlı kültürü ve yaşam tarzına hayranlık duyan yazar Pierre Loti, İstanbul’a geldiğinde bu kahvehaneyi ziyaret etmeden geçmezmiş.